Kireçli damar nasıl açılır?

Bazı insanların kalp damarlarının duvarlarında kireç birikir. Kireci oluşturan, kanda dolaşan kalsiyumdur. Damarda kireçlenme arttıkça damar sertleşir, çok ileri seviye kireçlenmede hatta taş gibi olur. Bu nedenle, damar normalde sahip olduğu esnekliğin kaybolması nedeniyle ihtiyaç halinde genişleyemez.

Kireçlenme süreci yıllar içinde yavaş yavaş gelişir. İlk aşamada, damarın iç yüzeyine kolesterol ile iltihap hücreleri sızar ve plak denilen pürüzler oluşur. Bu plaklar zamanla büyür. Damar duvarındaki bazı hücreler ise adeta kemik hücresine benzer bir yapıya dönüşür ve böylece kalsiyum birikimi hızlanır. Başlangıçta çok küçük olan kireçler yıllar içinde birleşerek büyük ve sert kalsiyum plaklarına dönüşür.

70 yaşını geçen her 10 kişinin 7’sinde az da olsa bir miktar kireçlenme olur. Şiddetli kireçlenme nispeten daha az kişide görülür. Kötü beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve kronik stres de bu süreci hızlandırır. Kireç oluşumunu tetikleyen en önemli nedenler şunlardır:

  • Yaşlılık
  • Şeker hastalığı (Diyabet)
  • Kronik böbrek yetersizliği
  • Yüksek tansiyon
  • Yüksek kolesterol
  • Sigara
  • Genetik yatkınlık

Damar kireçlenmesi nasıl anlaşılır?

Kireçlenmeyi görmek için görüntüleme cihazları kullanılır. Kireçli damar tanısını koyarken en sık karşılaştığımız senaryolar şunlardır:

  • Akciğer gibi başka bir organ için çekilen bilgisayarlı tomografide kalp damarlarında veya aort damarında tesadüfen kireç görülmesi
  • Kalp check-up’ı için çekilen bilgisayarlı tomografide kireç saptanması (kalsiyum skoru)
  • Kalp anjiyosunda kireç saptanması
Kalsifikasyon
Üç farklı hastanın kalp damarlarındaki kireçlenmenin bilgisayarlı tomografi görüntüleri (Oklarla gösterilen beyaz lekeler)

Kalsiyum skoru nedir?

Damar duvarlarında ne kadar kireç biriktiği çok düşük dozda radyasyon verilerek bilgisayarlı tomografi ile belirlenebilir. Kireç yaygınlığı arttıkça cihazın verdiği puan artar. Bu puana “kalsiyum skoru” denir. Genellikle, kalsiyum skoru ölçümü; hafif, orta ve yüksek risk taşıyan kişileri ayırt etmek için yapılır. Yani; sigara, tansiyon veya kolesterol gibi risk faktörleri açısından gri zonda olan hastaların kalp krizi gibi olaylar açısından gerçek riskini daha iyi tahmin edebilmek için kullanılır. Örneğin, sigara içen orta yaşlı bir kişi yüksek riskli grupta zannedilirken kalsiyum skoru sıfır çıkınca orta riskli gruba revize edilebilir ve anjiyo yapmaya artık gerek duyulmayabilir. Kalsiyum skoru derecelendirmesi aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:

Agatston skoru
Kalsiyum skorlaması: Kireç (kırmızı oklar) ne kadar fazlaysa kalsiyum skoru da o kadar yüksektir.

Sadece kalsiyum skoru için yapılan bilgisayarlı tomografide damarlarda tıkanıklık olup olmadığı anlaşılamaz. O nedenle, risk faktörü olanlarda check-up yapılırken sadece kalsiyum skorunu ölçmek yerine damarların anatomisini ve dolayısıyla tıkanıklık olup olmadığını gösteren BT anjiyoyu (sanal anjiyo) yapmak genellikle daha doğrudur. BT anjiyoda, kalsiyum skoru (Agatston skoru) zaten ölçülür. Ancak, BT anjiyo çekiminde; sadece kalsiyum skoru için yapılan BT çekimine kıyasla hastaya verilen radyasyon miktarı daha fazladır ve damarların görülebilmesini sağlayan kontrast madde denilen boyanın kullanılması gerekir. Sonuçta, hangi tür BT çekiminin daha uygun olacağının kararı hastadan hastaya değişir.

Damar kireçlenmesi neden önemlidir?

Koroner kalsifikasyon BT vaka
Bir hastamızın BT (sanal) anjiyosundaki yaygın kireçlenmeler ve eşlik eden damar darlıkları

Damarlardaki kireçlenmenin şiddetli olması, kalp damar hastalığının da daha yaygın olduğu anlamına gelir. Kalsiyum skoru 400’den fazla olan hastalarda kalp krizi riski, skoru sıfır olanlara göre (yani, hiç kireçlenme olmayanlara göre) yaklaşık 10 kat daha fazladır. Kalbin ön ana damarındaki (LAD) kireçlenmeler diğer damarlardaki kireçlenmelerden daha fazla risk taşır. Ancak, kireçlenme derecesi ile kalp krizi ve damar tıkanıklığı arasında çok sıkı bir ilişki olsa da bu her vaka için geçerli değildir; özellikle yaşa çok bağımlıdır. Yaş arttıkça damar tıkanıklıklarında kireç saptanma olasılığı artar (Unutmayalım ki; damar tıkanıklığı sadece kireçlenme yüzünden olmaz). Şöyle ki; 40 yaşından genç olup damar tıkanıklığı saptanan her 10 vakanın 6’sında kalsiyum skoru sıfırdır; yani, kireçlenme olmaksızın sadece yağ birikimi nedeniyle damarlar tıkalıdır. 60 yaşını geçen ve damar tıkanıklığı saptanan her 10 vakanın ise sadece 1’inde kalsiyum skoru sıfırdır. Tersine, bazen de kireç birikmesine rağmen damarlarında kayda değer bir darlık gelişmemiş vakalar da vardır. Dolayısıyla, kalsiyum skoru önemlidir, bize olası kötü olaylar açısından fikir verir, ama tek parametre değildir.

Damardaki kireç nasıl temizlenir?

Maalesef, oluşmuş olan kireci temizleyebilecek bir tedavi henüz mevcut değildir. Ama, plakların stabil kalma olasılığı artırılarak durumun daha da kötüye gitme riski azaltılabilir. Kalp damarlarında hafif de olsa ciddi de olsa kireçlenme olan herkesin öncelikle sağlıklı bir yaşam tarzına geçiş yapması gerekir. Aşağıdaki şekilde bunlar özetlenmiştir:

Kireçli damar nasıl açılır?

Uluslararası bilimsel kılavuzlar, özellikle statin denilen kolesterol ilaçlarının plakların stabilleşmesini sağladığını, yani plağın çatlama olasılığını azaltarak kalp krizi riskini azalttığını belirterek bu hastalarda kullanılmalarını önermektedir.

Kireçli damarlar nasıl açılır?

Damarlardaki kireç temizlenemese de kireç nedeniyle tıkanmış damarlar açılabilir. Kireçli bir damarda kan akımını engelleyip kalbin düzgün çalışmasını bozacak kadar ciddi bir darlık ya da tıkanıklık varsa damarın açılması gerekir. Ancak, kireçli damar girişimsel kardiyolojide en zorlu ve riskli damar yapılarından biridir. Çünkü, normalde kireci az olan damar nispeten esnektir ve balon şişirildiğinde genişleyerek açılır. Ama, çok kireçli damarda sadece balon kullanarak bu sertlik açılamayabilir veya açıldığı anda damar fay hattı gibi çatlayıp delinebilir. Bu nedenle, kireçli damarın açılmasında bilgi, tecrübe ve özel malzemelerin kullanılması oldukça önem taşır. Kirecin kırılmasında kullanılan özel malzemeler/cihazlar şunlardır:

  1. Yüksek basınçlı balonlar
  2. Telli balonlar
  3. Bıçaklı balonlar
  4. Matkap benzeri cihazlar
  5. Ses dalgalarıyla kireci kıran cihazlar
Kireçli damar nasıl açılır

Yüksek basınçlı balonlar (NC balonlar)

Çoğu vakada kireçli damarları açmayı başarabildikleri için genellikle ilk tercih edilen malzeme yüksek basınçlı (NC) balonlardır. Şişirilen balonun etkisiyle kireç dışa doğru itilir ve damar açılmış olur. 20 atm gibi yüksek basınçlara dayanabilen ve bu sayede oldukça sert bir yüzeye ve baskı gücüne sahip olabilen özel balonlardır. Son yıllarda, süper yüksek basınçlı (35 atm) çok daha sert balonlar da kullanıma girmiştir.

Telli balonlar (Scoring balonlar)

Bu balonlar da yüksek basınca dayanabilen balonlardır. Ama, ilaveten yüzeylerine sarılmış ince teller bulunur. Bu sayede, balon şişirildiğinde basınç bu tellere temas eden kireçli alana tel boyunca daha fazla biner ve kireç kırılır. Telsiz balonlardan daha dayanıklı ve daha etkili balonlardır. Ancak, kıvrımlı damarda bu balonların kireçli alana ilerletilmeleri telsiz balonlara göre daha zordur.

telli balon
Telli (scoring) balon çeşitleri

Bıçaklı balonlar (Cutting balonlar)

Telli balonlara benzerler; ama bu balonların üzerinde tel değil, jilet gibi keskin bıçaklar bulunur. Balon inikken bıçaklar içe gömülüdür, şişirildiğinde yüzeye çıkarlar. Bıçaklar tele göre daha keskindir, ama telden daha serttir. Bu nedenle, kireçli alana ilerletilebilirlerse oldukça etkili balonlardır, ama esnek olmadıkları için özellikle kıvrımlı damarda ilerletilmeleri her zaman mümkün olmaz.

Bıçaklı balon
Bıçaklı (cutting) balon çeşitleri

Matkap benzeri cihazlar

Bu cihazlar, dağlara tünel açan aletlere benzer şekilde ilerleyen ve matkap gibi kireci yontarak kıran bir mantıkla çalışırlar. Genellikle, yüksek basınçlı balon, telli balon veya bıçaklı balonlarla açılamayan ya da açılmasının çok zor olacağı tahmin edilen kaya gibi taşlaşmış damarlarda kullanılırlar. Dezavantajları; balonlardan daha pahalı olmaları ve olasılık düşük olsa da damarda sıkışma gibi riskler taşımalarıdır.

Damarları bu cihazlarla açınca halk arasında sanki, “stent takmak gerekmez” gibi yaygın bir kanı vardır. Oysa, bu cihazlar stente alternatif değildir; stentleme işlemini mümkün kılan hazırlığı sağlarlar. Bu cihazlarla kireç kırıldıktan sonra hemen her zaman yüksek basınçlı balonlarla damar daha da genişletilir ve sonra stent yerleştirilir.

Aterektomi (damar tıraşlama) nedir?

Aterektomi (damar tıraşlama); matkap benzeri cihazlarla yapılan işlemin tıbbi adıdır. İnce bir tel üzerinde dönerek ilerleyene rotasyonel aterektomi (RotaPro); teliyle birlikte yörüngesel düzlemde dönene ise orbital aterektomi denir. Rotasyonel aterektomi yeni bir yöntem değildir; 30 yıldan fazladır kullanılmaktadır. Orbital aterektomi ise son birkaç yıldır kullanılmaya başlanan nispeten yeni bir yöntemdir.

Parçalanan kireç partikülleri nereye gidiyor?

Ufalanarak kana karışan kireç partikülleri alyuvarlardan bile daha küçük oldukları için damarı ileride bir yerlerde tıkamazlar. Partiküller kılcal damarlardan geçip, toplardamarlar yoluyla ilerleyerek dalak ya da lenf bezleri tarafından yakalanarak hapsedilirler.

Ses dalgalarıyla kireci kıran cihazlar (IVL: Intravasküler litotripsi)

Bu cihazın girişimsel kardiyolojideki kullanımı yakın zamanda başlamıştır. Yüksek frekanslı ses (şok) dalgalarının böbrek taşlarını kırmada kullanılmasından esinlenerek üretilmiştir. Damardaki kireçli alana ilerletilen özel bir balonun içindeki noktalardan şok dalgaları oluşturulur. Bu dalgalar damar duvarındaki sert kirece çarpar ve onu kırarak damar duvarını daha esnek hale getirir (Bomba patladığında şok dalgalarının etrafa verdiği hasar gibi). Böylece, balon ve stent uygulaması güvenle yapılabilir hale gelir.

IVL de stentin alternatifi değildir; stentleme işlemine hazırlık cihazıdır. Tüm kireç kırma yöntemleri içinde damarın delinmesi gibi riskleri en az olan cihaz budur. Yani, oldukça güvenli ve etkili bir cihazdır. Dezavantajı; pahalı olması ve IVL balonunun kireçli alana kıvrım ya da aşırı darlık nedeniyle bazı vakalarda ilerletilememesidir.

Kireçli damarı açmak için hangi vakada, hangi yöntem kullanılır?

Kireçli damarın açılmasında her malzemenin her hastada kullanılmasına gerek yoktur. Malzeme seçimi; maliyet ve komplikasyona yol açma riskleri hesaba katılarak yapılır. Çoğu vakada yüksek basınçlı balonlarla kireç kırılabilir ve damar başarıyla açılabilir. Bu balonlarla başarılı olunamazsa diğer yöntemlere aşama aşama geçilir. Ancak, bazen, aşamalarda atlama yapmak gerektirecek kadar aşırı kireçli vakalar söz konusu olabilir. Örneğin, hiç balon denemeden matkap cihazına direkt geçmek gerekebilir. Ya da, damar duvarındaki kirecin iç katmanda değil de dış katmanda olduğu saptanırsa balon veya matkap kullanmadan direkt IVL’e geçilebilir. Hangi yöntemin; hangi hastada, hangi damarda ve hangi aşamada kullanılması gerektiği, uzmanlık alanı yüksek riskli operasyonlar olan girişimsel kardiyologları ilgilendiren akademik bir konu olduğu için bu yazının kapsamı dışındadır ve teknik detaylara bilerek girilmemiştir (Bkz. Refereranslar).

Referanslar